|
Anadilini iyi bilmeyen insan yabancı dilleri de iyi
öğrenemez.
Çünkü kendi dilinde temel kavramları oluşmamıştır;
başka dilde de bunun karşılığı kafasına yerleşmez.
Bunun gibi kendi edebiyatını iyi tanımayan bir okur,
kitapçıda eline geçen ya da reklamı yapılan birkaç
yabancı kitabı okusa bile çabucak unutur gider.
Hem anadilini geliştirmenin hem de kendi edebiyatı
hakkında fikir edinmenin en iyi yolu, işe şiirle
başlamaktır.
Türk okuru, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal,
Karacaoğlan gibi dahi şairleri kendi dillerinden
okuma ayrıcalığına sahip.
Bu şairleri okuyan kişi hem Türkçenin eşsiz
lezzetinin farkına varacak, dolayısıyla ana dil
kullanımında ustalaşacak hem de Türk kültür
dünyasının temel duygusunu keşfedecektir.
Daha sonra bunu Yahya Kemal, Nazım Hikmet ve Orhan
Veli'yle sürdürmek işin keyfini artırır.
Ne yazık ki aynı şeyleri büyük divan şairleri için
söyleyemiyorum. Çünkü biliyorum ki bugün gençlerin
konuştuğu dil, Nef'i'yi, Baki'yi, Nedim'i anlamaya
uygun değil.
Onların ses vuruşlarını Yahya Kemal'de hissetmek en
doğrusu.
* * *
Gelelim düzyazıya.
Ben sizin yerinizde olsam mutlaka Sait Faik okurum.
Okumamış olmak büyük eksikliktir.
Sait Faik'ten sonra Yaşar Kemal okurum.
Bu büyük romancımızı okumamış bir Türk okur-yazarı
düşünemiyorum bile.
Büyük şairlerimizi ve romancılarımızı okuduktan
sonra yeni Türk edebiyatına da yelken açabilirsiniz
ve yeni kitapların edebiyatımızdaki yerini ve
önemini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Beş on kitaplık bir başlangıçtan söz ettiğimiz için
listeyi fazla uzatmıyorum.
Yoksa daha birçok değerli yazarımız var. Onları da
kendiniz keşfedersiniz.
* * *
Gelelim dünya edebiyatına:
Ben sizin yerinizde olsam ilk olarak Homeros'a göz
atarım. İlyada ve Odise'nin Türkçe'de çok güzel
çevirileri var. Sürekli okumasanız bile arada bir
bölümlerine göz atmanız, başlangıç için yeterli
olabilir. Hiç olmazsa bir fikriniz olur.
Ne yazık ki Shakespeare okumak daha zordur. Dante de
öyle, Moliere de.
Bu bakımdan onları daha sonraki bir aşamaya
bırakabilirsiniz.
Ama klasikler arasında sizi alıp götürecek ve zevk
almanızı sağlayacak kitaplar da vardır.
Bana kalırsa Cervantes'i ve onun temel romanı Don
Kişot'u mutlaka okumalısınız.
Daha sonra Dickens ve Stendhal (örneğin Kızıl ile
Kara) okuyabilirsiniz.
Rus edebiyatı bize daha yakındır ve daha çok zevk
verir: Bence işe Gogol ile başlamalı ve onun Palto
adlı uzun hikâyesiyle.
Çünkü Dostoyevski "Hepimiz Gogol'un paltosundan
çıktık!" demiştir.
Bu başlangıçtan sonra Tolstoy'un Savaş ve Barış'ına
ve Dostoyevski'nin muazzam eserlerine sıra gelir.
Oradan Amerikan edebiyatına geçebilirsiniz.
Bunlar yeter mi diyeceksiniz?
Elbette yetmez ama en azından iyi bir başlangıç
sağlar ve okuma zevki verir.
Bu yazarlar ormanda kaybolmamanız için gerekli yol
tabelaları gibidir. |